Basına ve Kamuoyuna,
Türkiye Cumhuriyeti’nin laik yapısını çağdışı emellerini gerçekleştirebilmelerinin önündeki en büyük engel olarak gören bir grup yobazın, Asteğmen Kubilay ile Hasan ve Şevki adlı iki bekçiyi hunharca şehit edişinin bugün, 79’uncu yıl dönümüdür.
Asteğmen Kubilay ve arkadaşları, uzun ve sancılı bir sürecin sonucunda kurulan Cumhuriyetimizi ve onun çağdaş kazanımlarını yok etmeye çalışan köhnemiş zihniyet karşısında ortaya koydukları mücadeleyle onurlu direnişin bayraklaşan sembolü hâline gelmişlerdir. Cumhuriyet tarihimizin ibret sayfaları arasına kaydedilen bu olay, Cumhuriyetimizin üzerinde yükseldiği temel değerlerin sağlamlığını ve inkılapların hedefini kavramış nesillerin onları yaşatma kararlılığını da ortaya koymuştur.
Bilim ve aklın rehberliğinde ilerlemeyi esas kabul eden Atatürkçü Düşünce Sisteminin karakteristik yapısının temel taşı olan laiklik, demokratik ve sosyal hukuk devleti olmanın da en büyük güvencesidir. Bu nedenle, laikliğin siyasi ve kısır tartışmaların malzemesi yapılarak yıpratılmasının büyük sorunlara yol açacağı dikkatlerden kaçmamalıdır.
Yürümekte olduğumuz çağdaş uygarlık yolunda aydın fikirleriyle sonsuza kadar rehberimiz olacak Yüce Önderimizin ilke ve inkılapları, ancak onları özümseyen nesillerce yaşatılabilecektir. Atatürkçü Düşünce Sisteminin esaslarının benimsenerek yaşam tarzı hâline getirilmesi kadar onu yıpratmak isteyen anlayışlarla mücadelenin bir vatandaşlık borcu olduğu unutulmamalıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle, Türkiye Cumhuriyeti’ni ve onun temel niteliklerini korumak uğruna canlarını feda etmekten çekinmeyen, başta devrim şehidimiz Kubilay olmak üzere, bütün şehitlerimizi rahmetle anar, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliriz.
|